Axtarış Nəticələri
Ana Səhifə
Surələr
Məallər
Blog
Bəqərə Suresi, 233. Ayet:
Valideler çocuklarını tam iki sene emzirirler, emzirmeyi tamam yaptırmak isteyen için. Bu validelerin nafakaları ve elbiseleri
kadri
ma'ruf üzere mevludün leh üzerinedir. Hiçbir şahıs kendi takatinden ziyâdesiyle mükellef olmaz. Ne bir ana çocuğu sebebiyle, ne de bir baba evladı sebebiyle zarara sokulmasın. Varis üzerine de onun mislidir. İmdi ana ile baba kendi rızaları ile ve bir müşavere ile çocuğu memeden kesmek isterlerse ikisinin üzerine de bir günah yoktur. Ve siz evladınızı başkasına emz...
Ali-İmran Suresi, 26. Ayet:
(Habîbim) de ki: «Ey mülkün saahibi Allah, Sen mülkü kime dilersen ona verirsin, mülkü kimden dilersen ondan alırsın. Kimi dilersen onun
kadri
ni yükseltir, kimi dilersen onu alçaltırsın. Hayr, yalınız Senin elindedir. Şübhesiz ki Sen her şey'e hakkıyle kaadirsin. ...
Ali-İmran Suresi, 45. Ayet:
Hani melekler, yâ Meryem, gerçekten de Allah seni, kendisinin bir kelimesiyle müjdelemektedir adı da Meryemoğlu Mesîh İsa'dır onun ve o, dünyada da
kadri
yüce bir erdir, âhirette de ve yakınlardandır o....
Ali-İmran Suresi, 144. Ayet:
Muhammed, sadece resuldür, elçidir. Nitekim ondan önce de nice resuller gelip geçmiştir. Şayet o ölür veya öldürülürse, Siz hemen gerisin geriye dinden mi döneceksiniz? Kim geri döner, dinden çıkarsa, bilsin ki Allah’a asla zarar veremez. Ama Allah hidâyetin
kadri
ni bilip şükredenleri bol bol mükâfatlandıracaktır....
Nisa Suresi, 25. Ayet:
İçinizden her kim hurrolan mü'min kadınları nikâh edecek genişliğe güç yetiremiyorsa ona da ellerinizin altındaki mü'min cariyelerinizden var, Allah
kadri
nizi iymanınızla bilir, mü'minler hep biribirinizden sayılırsınız, onun için fuhuşta bulunmayarak, gizli dost da edinmiyerek namuslu yaşadıkları halde onları sahiblerinin izniyle nikâh ediniz ve mehirlerini güzellikle kendilerine veriniz, eğer evlendikten sonra bir fuhş irtikâb ederlerse o vakıt üzerlerine hür kadınlar üzerine terettüb edecek c...
Nisa Suresi, 25. Ayet:
İçinizden kim hür olan mümin kadınları nikahla alacak mali güce sahip değilse, ona da sahip bulunduğunuz mümin cariyelerinizden var. Allah,
kadri
nizi imanınız ile çok iyi bilir. Siz müminler hep birbirinizden sayılırsınız, o halde fuhuşta bulunmayan gizli dost edinmeyen, namuslu yaşamakta olan cariyeleri sahiplerinin izniyle nikahlayınız, mehirlerini de güzelce kendilerine veriniz. Eğer evlendikten sonra bir fuhuş irtikap ederlerse o vakit bunlara, hür kadınlar üzerine terettüp edecek cezanın ya...
Nisa Suresi, 70. Ayet:
Bu, Allah’tan bir lütuftur. Bu lütfa lâyık olanların
kadri
ni Allah’ın bilmesi yeter de artar!...
Ənam Suresi, 91. Ayet:
Ve mâ kaderûllâhe hakka
kadri
hî iz kâlû mâ enzelallâhualâ beşerin min şey(şey’in), kul men enzelel kitâbellezî câe bihî mûsâ nûren ve huden lin nâsi tec’alûnehu karâtîse tubdûnehâ ve tuhfûne kesîrâ(kesîran), ve ullimtum mâ lem ta’lemû entum ve lâ âbâukum, kulillâhu summe zerhum fî havdıhim yel’abûn(yel’abûne). ...
Ənam Suresi, 91. Ayet:
1.
ve mâ kaderû allâhe
: ve onlar Allah'ı takdir edemediler
2.
hakka
: hakkıyla
3.
kadri
-hî
: onun
kadri
ni
4.
iz kâlû
...
Ənam Suresi, 91. Ayet:
“Ve Allah, beşere bir şey indirmedi.” dedikleri zaman O'nun
kadri
ni hakkıyla takdir edemediler. “İnsanlar için hidayet edici ve bir nur olan Hz. Musa'nın getirdiği kitabı kim indirdi?” de. Onu kâğıtlara (yazıp) açıklıyorsunuz, çoğunu gizliyorsunuz. Babalarınızın ve sizin bilmediğiniz şeyler size öğretildi. “Allah” de, sonra onları daldıkları şeylerde bırak oynasınlar....
Ənam Suresi, 91. Ayet:
Allah’ın
kadri
ni gereği gibi bilemediler. Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler. De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar....
Ənam Suresi, 91. Ayet:
Onlar, Allah’ın, yüceliğini, kudretini,
kadri
ni, zâtını vasfının, sıfatlarının tecellisinin ifade ettiği şekilde künhüyle kavrayamadılar, Allah’ı hakkıyla tanıyıp saygıyla hafsalalarına yerleştiremediler. 'Allah insanların iyiliği, kurtuluşu için hiçbir şey indirmedi' deme cehaletinde bulundular. 'Öyleyse, Mûsâ’nın, insanların iyiliği, kurtuluşu için bir nur ve hidâyet rehberi olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz onları kâğıt parçaları olarak görüyor, çoğunu gizlediğiniz halde, bir kısım ilâ...
Ənam Suresi, 91. Ayet:
Onlar: "Allah, beşere hiç bir şey indirmemiştir" demekle Allah'ı,
kadri
nin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kâğıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir." De ki: "Allah." Sonra Onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar....
Ənam Suresi, 91. Ayet:
Yahudî’ler, Allah’ın
kadri
ni gereği gibi tanıyamadılar. Çünkü: “- Allah, hiç bir insana bir şey indirmedi”, dediler. (Vahy ve kitabları inkâr ettiler.) Onlara de ki: “- Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de parça parça kağıtlar haline koyup hesabınıza geleni açıkladığınız, fakat çoğunu gizlediğiniz o kitabı kim indirdi? Sizin bilmediğiniz ve atalarınızın da bilmediği şeyler, size, (Peygamber diliyle Kur’an’da) öğretilmiştir. Ey Rasûlüm, sen, Allah (o kitabı indirdi) ...
Ənam Suresi, 91. Ayet:
Yahudiler de) Allahın
kadri
ni, ona lâyık olacak bir suretde, hakkıyle takdir etmediler. Çünkü «Allah hiç bir beşere hiç bir şey indirmedi» dediler. Söyle (onlara) ki: «Musânın insanlara bir nur ve hidâyet olmak üzere getirdiği ve sizin de parça parça kâğıdlar haaline koyub (işinize geleni gösterib) açıkladığınız, (fakat) çoğunu gizlediğiniz o' kitabı kim indirdi? Sizin de, atalarınızın da bilmediğiniz şeyler (Kuranda) size öğretilmişdir». (Habîbim) sen «Allah» de (geç) ve sonra onları bırak ki d...
Ənam Suresi, 91. Ayet:
Ve (Yahudiler) Allah Teâlâ'nın
kadri
ni O'nun şan-ı ulûhiyetine layık olacak bir surette takdir edemediler. Çünkü, «Allah insanlara birşey indirmiş değildir,» dediler. De ki: «Musa'nın bir nûr ve nâs için bir hüda olarak getirmiş olduğu kitabı kim indirmiştir? Siz onu parça parça kağıtlara yazıyor, meydana koyuyorsunuz ve birçoğunu da gizliyorsunuz ve sizin babalarınızın bilmediklerini öğretilmiş oluyorsunuz». Sen «Allah» de, sonra onları bırak, daldıkları batakta oynayıp dursunlar....
Ənam Suresi, 91. Ayet:
Onlar: «Allah, beşere hiç bir şey indirmemiştir» demekle Allah'ı,
kadri
nin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: «Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kâğıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir.» De ki: «Allah.» Sonra da Onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar....
Ənam Suresi, 91. Ayet:
Allah'ı,
kadri
ne/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. Çünkü, "Allah, insana hiçbir şey vahyetmemiştir." dediler. De ki "Mûsa'nın insanlara bir ışık, bir kılavuz olarak getirdiği Kitap'ı kim indirdi? Siz o Kitap'ı birtakım parşömenler yapıp ortaya sürüyorsunuz, birçoğunu da saklıyorsunuz. Size, sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi." "Allah" de, sonra bırak onları saplandıkları batakta oynayadursunlar....
Əraf Suresi, 26. Ayet:
Ey Âdem oğulları, size (şeytanın açmak istediği) çirkin yerlerinizi örtecek bir libâs, bir de giyib süsleneceğiniz bir libâs indirdik. Takvaa libâsı ise, o, daha hayırlıdır. Bu (libasların indirilmesi) Allahın (fazl-ü rahmetine delâlet eden) âyetlerinden (alâmetlerinden) dir. Tâki (insanlar) iyice düşünsünler (nimetlerinin
kadri
ni bilsinler). ...
Əraf Suresi, 176. Ayet:
Dileseydik onu âyetlerimizle yükseltir (
kadri
ni yüce kılar)dık; ne var ki o maddeye yönelip aşağılığa bağlı kalmayı (tercih etti), hevesine uydu. Onun hali ve tutumu, üzerine varsan da kendi durumuna bıraksan da, dilini sarkıtıp soluyan köpeğin haline benzer. İşte bu âyetlerimizi yalanlayan topluluğun misâlidir. Artık sen olayı onlara nakledip anlat, olur ki düşünürler....
Yusif Suresi, 46. Ayet:
Yusüf! Ey sıddık! Bize şunu hallet: «yedi semiz inek bunları yedi arık yiyor ve yedi yeşil başakla diğer yedi de kuru» ümid ederim ki o nâsa cevab ile dönerim, gerektir ki
kadri
ni bilirler...
Yusif Suresi, 46. Ayet:
«Ey Yusuf, ey doğru sözlü! Bize şunu hallet: Yedi semiz ineği, yedi cılız inek yiyor. Ve yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak. Umarım ki, o insanlara doğru cevap ile dönerim, onlar da (senin
kadri
ni) bilirler.»...
Yusif Suresi, 46. Ayet:
(Zindana gidib): «Yuusuf, ey çok doğru sözlü (dedi) kendisini yedi arık (inek) yemekde olan yedi semiz inekle yedi yeşil ve diğer (yedi) kuru başak hakkında bize bir fetva ver. Ümîd ederim ki insanlara (isaabetli cevâbınızla) dönerim. Belki (bu suretle) onlar (senin yüce
kadri
ni) bilirler». ...
Yusif Suresi, 46. Ayet:
(Zindana gelince dedi ki:) 'Yûsuf! Ey doğru sözlü kişi! (Rüyâda) yedi zayıf(ineğ)in yedi semiz ineği yediğini ve yedi yeşil başak ile (bir o kadar da) diğer kuru başakları (görmeyi) bize açıkla! Umulur ki (saraydaki) insanlara dönerim de (senin
kadri
ni)bilirler.'...
Hicr Suresi, 22. Ayet:
Bir de aşılayıcı rüzgârlar gönderdik de Semâdan bir
kadri
le bir su indirip sizi onunla suvardık, onu hazînelerde tutan siz değilsiniz...
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Mâ kaderûllâhe hakka
kadri
h(
kadri
hî), innallâhe le kaviyyun azîz(azîzun)....
Həcc Suresi, 74. Ayet:
1.
mâ kaderû allâhe
: Allah'ı takdir edemediler
2.
hakka
: hakkıyla
3.
kadri
-hi
: onun
kadri
, kudreti
4.
inne allâhe
<...
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Allah'ın
kadri
ni de (kudretini de) hakkıyla takdir edemediler. Muhakkak ki Allah, mutlaka Kaviyy'dir (kuvvetli), Azîz'dir (yüce)....
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Allah’ın
kadri
ni gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir....
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Onlar, (Bu âciz putları Allah'a ortak koşmak suretiyle) Allah'ın
kadri
ni hakkıyla bilemediler. Hiç şüphesiz Allah, çok kuvvetlidir, çok üstündür....
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Onlar, Allah’ın, yüceliğini, kudretini,
kadri
ni, zâtını vasfının, sıfatlarının tecellisinin ifade ettiği şekilde künhüyle kavrayamadılar, Allah’ı hakkıyla tanıyıp saygıyla hafsalalarına yerleştiremediler. Allah güçlü, kudretli, üstün ve hükümrandır....
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Onlar, Allah'ın
kadri
ni hakkıyla takdir edemediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir....
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Onlar, (Bu âciz putları Allah'a ortak koşmak suretiyle) Allah'ın
kadri
ni hakkıyla bilemediler. Hiç şüphesiz Allah, çok kuvvetlidir, çok üstündür....
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Allahın
kadri
ni gereği gibi takdir edemediler, hakıkat Allah, yegâne kaviy, yegâne azîzdir...
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Onlar Allahın
kadri
ni hakkıyle ölçemediler. Şübhe yok ki Allah yegâne kuvvet saahibidir, mutlak gaalibdir. ...
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Allah’ı,
kadri
nin (kudretinin ve büyüklüğünün) hakkıyla takdîr edemediler! Şübhesiz ki Allah, elbette Kavî (pek kuvvetli olan)dır, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir....
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Allah'ın
kadri
ni bihakkın takdir edemediler. Şüphe yok ki, Allah elbette kavîdir, azîzdir....
Həcc Suresi, 74. Ayet:
Onlar, Allah'ın
kadri
ni hakkıyla takdir edemediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir....
Qəsəs Suresi, 57. Ayet:
"Doğru söylüyorsun, ama biz sana tâbi olup o doğru yolu tutarsak, yerimizden yurdumuzdan olur, burada barınamayız" dediler. Oysa tarafımızdan bir rahmet olarak Biz, onları her türlü ürünün getirilip toplandığı, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke-i Mükerreme’ye) yerleştirmedik mi? Ne var ki onların çoğu bu nimetin
kadri
ni bilmezler....
Zümər Suresi, 67. Ayet:
Ve mâ kaderûllâhe hakka
kadri
hî vel ardu cemîan kabdatuhu yevmel kıyâmeti ves semâvâtu matviyyâtun bi yemînih(yemînihi), subhânehu ve te’âlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne). ...
Zümər Suresi, 67. Ayet:
1.
ve mâ kaderû
: ve takdir edemediler
2.
allâhe
: Allah
3.
hakka
: hak oldu, hakkıyla
4.
kadri
-hi
: onun
kadri
Zümər Suresi, 67. Ayet:
Ve (onlar) Allah'ın
kadri
ni hakkıyla taktir edemediler. Kıyâmet günü yeryüzünün tamamı O'nun avucundadır (tasarrufundadır). Ve semalar, O'nun eliyle dürülmüş olacaktır. O, Sübhan'dır (herşeyden münezzeh). Ve onların şirk koştukları şeylerden yücedir....
Zümər Suresi, 67. Ayet:
Allah’ın
kadri
ni gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O’nun elindedir. Gökler de O’nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir....
Zümər Suresi, 67. Ayet:
Onlar, Allah’ın, yüceliğini, kudretini,
kadri
ni, zâtını vasfının, sıfatlarının tecellisinin ifade ettiği şekilde künhüyle kavrayamadılar, Allah’ı hakkıyla tanıyıp saygıyla hafsalalarına yerleştiremediler. Kıyamet günü bütün yerküre O’nun tasarrufundadır. Gökler O’nun kudret eliyle dürülmüş olacaktır. O, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında ortak koşanların kendisine koştukları ortaklardan münezzehtir, yüceler yücesidir....
Zümər Suresi, 67. Ayet:
Onlar, Allah'ın
kadri
ni hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yer, bütünüyle O'nun avucu (kabzası)ndadır; gökler de sağ eliyle dürülüp bükülmüştür. O, şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir....
Zümər Suresi, 67. Ayet:
Onlar, Allah'ın
kadri
ni hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yer, bütünüyle O'nun avucu (kabzası)ndadır, gökler de sağ eliyle dürülüp bükülmüştür. O, onların şirk koşmakta olduklarından münezzeh ve yücedir....
Zümər Suresi, 67. Ayet:
Allah'ı,
kadri
ne/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. Oysaki kıyamet günü, yeryüzü tamamen O'nun avucudur/avucundadır; gökler de O'nun sağ elinde/kudretinde dürülmüş haldedir. Şanı yücedir O'nun; arınmıştır onların ortak koştuklarından....
Zuxruf Suresi, 2. Ayet:
Bu parlak kitabın
kadri
ni bilin...
Zuxruf Suresi, 2. Ayet:
Bu parlak Kitab'ın
kadri
ni bilin!...
Zuxruf Suresi, 4. Ayet:
Şüphesiz ki, o bizim katımızda ANA KİTAB'da (yazılı)
kadri
yücedir ve hikmet doludur....
Qəmər Suresi, 14. Ayet:
O
kadri
bilinmemiş değerli insana, bir mükâfat olarak gemi, Bizim inayetimiz altında akıp gidiyordu....
Vaqiə Suresi, 34. Ayet:
ve (
kadri
) yükseltilmiş döşeklerdedirler. ...
Haqqə Suresi, 33. Ayet:
Çünkü gerçekten o, o büyük
kadri
yüce Allah'a inanmazdı....
Əbəsə Suresi, 13. Ayet:
(13-14) O, (Allah indinde) çok şerefli,
kadri
yüce, tertemiz sahîfelerdedir. ...
Əbəsə Suresi, 14. Ayet:
(13-14) O, (Allah indinde) çok şerefli,
kadri
yüce, tertemiz sahîfelerdedir. ...
Təkvir Suresi, 20. Ayet:
Kuvvetlidir, arş sâhibinin katında
kadri
yüce....
Bürüc Suresi, 21. Ayet:
Hayır o, (tekzîb ettikleri) şeref ve
kadri
pek büyük olan bir Kur'an'dır....
Qədr Suresi, 1. Ayet:
İnnâ enzelnâhu fî leyletil kadr(
kadri
). ...
Qədr Suresi, 1. Ayet:
1.
innâ
: muhakkak ki biz
2.
enzelnâ-hu
: onu biz indirdik
3.
fî
: de
4.
leyleti
: gece
...
Qədr Suresi, 2. Ayet:
Ve mâ edrâke mâ leyletul kadr(
kadri
)....
Qədr Suresi, 2. Ayet:
1.
ve mâ
: ve nedir
2.
edrâ-ke
: sana bildirdi
3.
mâ
: ne (olduğunu)
4.
leyletu
: gece
<...
Qədr Suresi, 2. Ayet:
Kadr gecesini (-n
kadri
ni, şerefini, haşmetini) bilir misin?...
Qədr Suresi, 3. Ayet:
Leyletul
kadri
hayrun min elfi şehr(şehrin)....
Qədr Suresi, 3. Ayet:
1.
leyletu
: gece
2.
el
kadri
: kadir
3.
hayrun
: daha hayırlı
4.
min
: dan
Qureyş Suresi, 2. Ayet:
Kış ve yaz seferlerinde (faydalandıkları andlaşmaların)
kadri
ni bilmiş olmaları için....
Qureyş Suresi, 2. Ayet:
Kış ve yaz seferlerinde faydalandıkları anlaşmaların
kadri
ni bilmiş olmak için,...
Əhzab Suresi, 31. Ayet:
Sizden kim Allah'a ve Peygamberine boyun eğip itaat eder, iyi-yararlı amelde bulunursa, onun mükâfatını iki defa veririz ve biz ona
kadri
yüce şerefli bir rızık da hazırlamışızdır....
Rum Suresi, 59. Ayet:
Ilmin
kadri
ni bilmiyenlerin kalblerini Allah, öyle tab'eder...
Rum Suresi, 59. Ayet:
İlmin
kadri
ni bilmeyenlerin kalplerini Allah böyle mühürler....